Curiosity'nin "manking rising" bölümüyle birlikte favori belgesellerimin başında gelen, Sagan'ın aynı isimli eserinden uyarlanan enfes yapım.
Başarılı bir savaş filmi. Yanılmıyorsam, filmde Mel Gibson'ın oğlunu canlandıran Heath Ledger'ın ilk oynadığı filmlerden biridir.
Zamanında çok da beğenilmemiş, bana kalırsa değerinin altında, 90'ların fantastik filmlerinden. Her yanın remake, sadece övgü bekleyen ve benzer tonlardan şaşmayan festival ya da süper kahraman filmleriyle dolduğu günümüzde ise "işte sinema buydu" diye hatırlatan, çölde vaha gibi bu yapımlar.
Fena film olmasa da, özellikle kitap baz alındığında 60 yapımının gerisinde kalmıştır. Benim gibi zaman yolculuğu ile ilgili sanat ürünlerini sevenler için ise bunun çok fazla önemi olduğunu sanmıyorum, keyifle izlenebilir. Kitabın efsane yazarının torunu tarafından yönetilmiştir.
Umur Bugay'ın kaleminden bir başyapıt. Bana göre Türk sinemasının en iyi eserlerinin başında gelir. Türk filmlerine sıralama yapılırken komedileri ayrı değerlendirmeyi hiç anlayamayan biri olarak, özellikle bu filmin sadece komedi kategorisi altında değerlendirilmesini bir hayli yanlış buluyorum.

Rainbow Kesinlikle katılıyorum. Sosyal mesajları yerli yerinde, zamanın toplum yapısını ve karakter analizini çok iyi yapan bir yapım. Dolayısıyla bir güldürüden çok daha fazlası.

Eternity Müthiş bir gözlem ürünü gerçekten. Harika oyunculuklar da işi nirvanaya çıkarıyor.

Rainbow Evet o kadroların hepsini de yeri bambaşka. Böyle samimi oyunculara hasretiz. İnsan bir değil bin kere izlese bıkmaz.

Eternity Kesinlikle. :) Tiyatro kökenli oyuncuları izlemek bambaşkaydı gerçekten.
Eski beyzbol oyuncularına saygı gösterisinde bulunan, huzur dolu bir film. Ayakkabısız Joe adlı kitaptan uyarlanmıştır.
phoebe, MehmetYurdakul bunu beğendi.
Başlarken, senenin en iyi filmlerinden birini izleyeceğimi asla düşünmememiştim. Bu güzide filmle, az önce enfes bir 2 saat yaşamış oldum. Disney muazzam bir iş çıkarmış, bayıldım! Konusunun da gerekliliği ile kostüm tasarımları ile zaten aşmış yapım, dönem filmi olarak da müthiş bir atmosfer sunuyor. Disney, animasyon tarafındaki ustalığını, gençleştirme tekniklerinde de ortaya dökmüş. Filmde boş bir sahne, gereksiz bir an bile görmedim, çok keyifli. Emma Stone her Cruella oluşunda döktürürken, adaşı Emma Thompson ise tüm ustalığını konuşturmuş. Cruella hakkında, küçük yaşlardayken 101 Dalmaçyalı'nın filmini de izlemiş, kitabını okumuş biri olduğum halde, görselliği dışında hiçbir şey hatırlamıyordum desem yeridir. Gelgelelim, artık devam filmini dört gözle bekliyorum.
Bu kadar çok kötü yorum alınca merak edip izleyeyim dedim fakat sonunu getirmeye gerek duymadım. Netflix, günümüz dünyasının popüler noktalarını kullanarak sanat filmi işinin üstesinden bir nebze geldi gibi ama bu popcorn olayını bir türlü çözemediler ki, en çok izlenenlere bakınca kitlesinin isteğinin de aslında bu olduğunu görüyoruz. İlginç, ne diyelim?
umrant bunu beğendi.
Guy Ritchie filmografisine göre biraz "düz" bulduğum aksiyon filmi. Son yıllarda birçok benzer tarzda film izlediğimizden olsa gerek, pek de bayıldım diyemeyeceğim. Yine de seyir zevki olarak güzel, aksiyon severlerin hoşuna gidecektir. (Temposu başladığı gibi sürse çok daha iyi olabilirdi)
Orijinal olan Fransız filmini izlemedim, karşılaştırma yapamıyorum fakat bu film için neden remake ihtiyacı duymuşlar pek de anlam veremedim.
phoeniks bunu beğendi.
2012'deki Oscar yarışının galibi, beğendiğim ve keyifle izlediğim, fakat Oscar konusunda akademiye pek de katılmadığım yapımdır. O sene çok daha iyi işler vardı ve 1920'lerde yapılanı 90 yıl sonra yapan filmin "farklılık" adına "best picture" kazanmış olması pek de hoşuma gitmemişti.