Öyle bir film ki hiçbir karakterin yerinde olmak hiçbir karakterin hislerini yaşamak istemiyorsunuz. Bir filmde herkese mi yazık olur, oluyor işte . Ne dersen de Uğurun düştüğü aşk ateşine Bekir de düşüyor , Uğur nasıl Zagorsuz kalamıyorsa biliyor ki ne yapsa boş Bekir de onsuz kalamayacak, Bekir biliyor ki kendi nasıl Uğur'u sevmekten vazgeçemiyor ise Uğur da öyle Vazgeçemiyor . O yüzden de ... "bak oğlum dedim kendi kendime. yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi."
Sen de anla artık, başka yolu yok bunun! Yazıkmış, kılmış, tüymüş hepsi hesap edildi bunların ya. Her şeye hazırım diyorum sana. De ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun.. Herkesin inandığı bir şey vardır bu a* koduğumun hayatında. Benimkisi de sensin. Ne yapayım?
masumiyet öncesini anlatan aşırı kötü bir film.Masumiyetin yanında aşırı amatör kalıyor.Tamam kader bağımsız yapım,ama masumiyette bağımsız.demirkubuz aşırı hayal kırıklıgına ugrattı beni.film aceleye gelmiş gibi..üzerinde durmamış sanki.hele vildan atasever i gördüm ya yıkıldım orda.berbat oynamış.onu berbat oyunculuğunun üzerine,kubuz un aceleci senaryosu iyice batırmış.kısacası filme 30 dk dayanabildim.ısrarla dayanabilmek istedim ama olmadı.masumiyet bugatti,kader serçe resmen.
Masumiyetten midir bilmem ama Haluk bilginerıin tiratıyla kalmalıydı. bence tirat haliyle etkileyici ve güzeldi. Uzun metraja dökünce filmi o güzellik gitmiş gibi biraz ve ayrı olarak (mahalle külturünü bilen biri olarak) Vildan atasever bence vasat bi oyunculuk sergilemış.
Açık ara Türk Sinemasının en gerçek, en güzel senaryosuna sahip serisi. İmkanlar gereği teknik açıdan serinin diğer filmi masumiyet'in ilerisindedir. bambaşka büyüsü vardır bu filmin... Upuzun tiradıyla seyirciyi kalbinin ortasından vurur, belki de kafasına sıkar ???... Zeki Demirkubuz' un realist sinemasının 3. sayfa karakterlerinden belki en güzel ikisine sahip bu film. O Hiç uğruna ölüp giden hiç olan insanların, yoksulluğun, insanı saplantıların , varoş bir aşkın kapkaranlık defteri. Dünyasını küçük gördüğümüz o ötekinin, tokadıdır bu film. Şehir caddelerde değil, ara sokaklarda yaşanır, çıkmaz sokakta bir otel odasında son bulur...
masumiyet'teki bekir (haluk bilginer) ve Uğur'un (derya alabora) ilk hikayelerine, gençliklerine dönüyoruz. ilkinin altında kalmayan nadir devam filmlerinden. demirkubuz sinemasını veya böyle karamsar atmosferli filmlerden hoşlananlar izlemeli.
istemiyorsunuz. Bir filmde herkese mi yazık olur,
oluyor işte .
Ne dersen de Uğurun düştüğü aşk ateşine Bekir de düşüyor , Uğur nasıl Zagorsuz kalamıyorsa
biliyor ki ne yapsa boş Bekir de onsuz kalamayacak, Bekir biliyor ki kendi nasıl Uğur'u sevmekten vazgeçemiyor ise Uğur da öyle
Vazgeçemiyor .
O yüzden de ...
"bak oğlum dedim kendi kendime. yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin
böyle. yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi."
Bir de Neşet Baba'dan ''hata benim, günah benim, suç benim'' kısmı var.
filmin başlangıcında, bekir gibi tüm izleyiciler de vildan atasever'e aşık olur.