Bos ev (Bin-jip) (2004)

Bos ev (2004)Bin-jip

Puan 8.4 (14 kullanıcı)
Senin Puanın
Yönetmen
Dil
Korece
Ülke
Güney Kore
Süre
88 dakika
292
15
718
176
kaptankaptanim profil resmi
kaptankaptanim
Filmle ilgili bir sürü yorum okudum çoğu olanı görüyor ya da anlamıyor. Sadece görünenlerle dünyayı değerlendiriyoruz. Filmi alıp üçe bölsen üçü de ayrı birer şaheser olabilecek değerde. Varoluşçuluk teması bu kadar mı sezilemiyor hayret ediyorum insanlara. Film aşk filmi falan değil. Gerilim ya da Dram'a da yakıştıramadım ben. Baba baba festival filmi. Tam bir argüman. Tartı, gölge, golf, seçilmiş tek müzik, alet çantası bunlar da birer sembol. Onarıcı kabiliyetleri olan bir insanın duygulara mekanik yaklaşamayacağını kanıtlıyor. Golf: Sürekli tekrarlanan hareket mekanik enerjidir. Tıpkı sabah uyanıp, yattığımız yerden kalkıp, yüz yıkayıp güne başlamak ve gece gene uyuya kalmak gibi. Eylem yapmadan düşünce gücüyle gerçekleştirilen hareket kinetik enerjidir. Filmin sessiz her anı bir rüya sekansıdır. Bu nedenle romantiktir. Çünkü hayatta sessizlik mümkün değildir. Saatin tiktaklarını işitmeye ihtiyacımız var. Gerçekliğe kendimizi inandırabilmemiz için. Devinim halinde olmayan durağan bir eylem çünkü durmak da bir eylemdir; statik enerjidir. Dururuz, dinleriz, anlarız. Başka bir açıdan konuşmayız, anlaşılmayız ve sonunda suçlanırız. Bizim eylemlerimiz başkalarının yargılarını belirler. Hayatta sadece yargıç olmamak zaman zaman düşünür de olmak gerek ki her zaman yargılayan değil sorgulayan da bir yapımız oluşabilsin. Hayatın kendisini bu kadar net ifade ettiği için de bir şaheserdir bu film. Mekanik yapıların içinde kendi mekanik yapımızı oluşturduğumuzda bu bizim doğalımız olur. Tıpkı sürekli tanımadığı insanların evlerine tüm endişelerden kurtulmak için önlem alarak girmek gibi. Kapılara sılan broşürler evlerin boş olduğunu bir hikayesi olmadığını göstermez ya da kanıtlamaz. Endişe de kuşku da korku da daima vardır. Oyunculuk yapıyorum ve film beni şu fikre yöneltiyor. Sahnede doğal oynamaya çalışıyoruz ama hayatın kendisi o kadar mekanik ki, kornalar, zil sesleri, saatin tiktakları vb.. bunların içinde doğal gelişen bir hayat yaşamıyoruz. Hayat doğal değil doğalın içinde de değil. Sahnede doğala ulaşmak için mekanik metotları kullanmamızın nedeni bu. Hareket duyguyu, duygu hareketi getirir düşüncesi. Bu bağlamda başkasının doğal yaşantısı ile benim doğal hayatım hiç karşılaşmıyor aslında. İki mekanik hayat karşılaşıyor ve başka mekanikler yaratıyor. Filmde evlerine girilen aileler (Uyumlu olmak için güçlü olmanın gereğini vurgulayan boksör, merhamete değer vermeyi mecbur kılan oyuncak silahlı aile, akraba ilişkilerine değer verme zaruriyetini gösteren sürekli yaşlı babalarını arayıp soran oğul ve gelin, ekonomik özgürlüğü ve eril gücü simgeleyen fotoğrafçı vb) golf oynayan koca, evli barklı uyumlu kişiler örnek vatandaşlar. Ve zaman zaman bu insanlara benzemek isteyen uyumsuz kişinin uyumlanmayı kabul etmemesi, mesela kişi golf ne kadar çekici gelse de ve aynı mekanik hayatları taklit yoluyla denemek istese de kendi düşünce gücü ile özel hissetmek için alternatif bir gerçeklik yaratarak farklı bir golf mekanizması yaratıyor ve bu da mekanikleşmenin önlenemezliğine bir atıf ve ne yazık ki kendi tasarılarımız yüzyıllardır kurulu düzeni ayakta tutan tasarılardan daha güçsüz o nedenle ip koptuğunda bu durum başka canlılara zarar verebilir. Bu mekanikleşme, tasarlanacak çocuklarla ulusal değerleri, toplumsal normları koruma ihtiyacına dönüşür. Mekaniğe dur demenin yolu ruha ulaşmak, sanata, güzele ulaşmak. Mesela bir headshotu kendince parçalara ayırmak ve kendi tasarını yaratmak bunun sinyali olabilir. Ruha ulaşmak için tüm enerjileri yaşamak gerek. O zaman tartı gerçeği ya da inandığımızı (görünmeyen pinpon topunun varlığına inanmak), onardığımız tartı idealimizdekini(topa inanan ve onu elinden alan diğer mahkum) göstermeyecek. Hakikat 0'dır, ruhtur. Ona ulaşma yolunda engeller, düzen güçlerinin öğretileri, empoze ettiği kavramlar vardır. (İki düşünceyi ayırmaya çalışan uyumlu gibi görünen ama aslında aynı hücreyi paylaşan diğer mahkumlar) Bunu da gardiyanın deneysel varoluş süreci çok net aktarıyor. Başta tek ihtimal vardır. Sonra başka bir ihtimal olabileceğini fark edersin ve kendi ihtimal düşüncen çürümeye başlar o zaman sinirlenir ve şiddete baş vurursun. Üçüncü ihtimalde kendini hazırlar ve akıl ile mantık yolunu devreye sokarsın bir şeyleri çözebileceğine kendini inandırırsın ve bu haz gene şiddete dönüşür. Sonunda üçten dörtten fazla ihtimale tanık olduğunda mağlup olur hayattan darbeni yersin. Bahçeye giren yabancıyı bir anlık doğal kabul etmek korkuya, endişeye, kuşkuya dur demek statik enerjiyi yaşamaya çalışmak sonraki seferlerde onu hiç fark etmeden huzur içinde yaşamanın mümkün olduğunu gösteriyor. Bazen bize öğretilen anormal düşünceler hakikatte normal olan olabilir. Ki zaten normal ile anormal arasında kaç seviye olduğunu bilmediğimiz, bilemeyeceğimiz için anormali istedikleri gibi bize göstermekte özgürler. Ama bizim özgürlüğümüz de "anormalleri" normal kabul edebilmek. Kelimeler bazen ifade gücümüzü kısıtlıyor evet. Nasıl hafifledim bir bilseniz..
report_problem
4 ay önce
husevni profil resmi
husevni
Aşk filmi olarak geçse de bence filmin konusunu anlatmak için söylenecek üç kelimeden üçüncüsü aşk olmalı. Onun öncesinde söylenmesi gerekenleri zaten filmin sonundaki yazı özetliyor. Beyin yaktı.
report_problem
1 yıl önce
sabriayes profil resmi
sabriayes
izlediğim en etkileyici saçmalık bu oldu. anlatmak değil hissettirmek kaygısı bu filmdeki, gerçekten iyi yönetmenlik. umuyorum etkisi fazla sürmez üzerimde.
report_problem
1 yıldan fazla önce
PaRaNoYa7 profil resmi
PaRaNoYa7
Filmi açıkçası hiç beğenmedim. Sevgiliniz 2 dakika geç cevap yapsa mesajınıza kıyamet koparırsınız ama 2 kişinin konuşmadan aralarındaki anlatılan aşkı hissedemedim ben. Yani tamam konuşmak herşey değildir ama iletişim kurmak için gereklidir. Neden sustuklarını konuşmadıklarını dahi anlamadım. Benim idrakımdaki aşk bunun tam zıttı. Keşke konuşmadan iletişim kurabilsek ama bu çok ütopik bir dilek bu. Beğenenleri genel olarak eleştirmiyorum. Sonuçta herkesin aşka bakış açısı farklıdır ama ben kelimelerle iletişim kuramadan ortaya çıkan bu duyguyu aşk olarak nitelendiremiyorum.
report_problem
1 yıldan fazla önce
Seda.. profil resmi
Seda..
minimum diyalogla bir dakika bile sıkmadan bu kadar şey anlat. büyüksün kim ki duk.. şiir gibiydi resmen, büyülendim
report_problem
2 yıl önce
Sefa profil resmi
Sefa
Sessizlik içinde yaşanan bir aşk. Tamam her şey güzel diyalogsuz duygu aktarımları ki her ne kadar nolur sesinizi duyim desemde olmadı ve aşk gibi unsurlar rahatlatıcı bir müzikle aktarılmış ancak asya filmlerindeki saçmalılıkları biliyoruz da bende böylesini hiç görmedim. Genel olarak idare ederdi.
report_problem
3 yıl önce
rejm profil resmi
rejm
yaşamın, kelimelerin ötesinde olduğunu işaret etmek için korece bir aşkı arapça seslendirmek... https://www.youtube.com/watch?v=YY6x6pVm6Ng
report_problem
3 yıl önce
rejm profil resmi
rejm
İkiden bire, birden sıfır'a yükselmenin; birbirinde kaybolup birlikte yok olmanın hikayesi. 65 ile 47'nin toplamının 0 olduğu bir yerde, zaten sessizlikten başkası anlamlı olmazdı.
çok ince, çok naif; çok, çok güzel bir film.
report_problem
3 yıl önce
Lioness profil resmi
Lioness
Etkisini üzrimden uzun süre atamadığım nadir filmlerden biri..
report_problem
3 yıl önce
Kangshanaga profil resmi
Kangshanaga
Vay Kim-ki duk vayy. Bu kadar az diyalogla böyle bir film. Aşkın çok değişik tasvirlerinden birini yapmistir; susarak konuşan, susarak anlatan, susarak yaşatan ve kelimelerin bu denli anlamsız olduğu bu film. Boyle bir film hakkında çok fazla konuşup-yazip da büyüsünü bozmamak en iyisi.
report_problem
4 yıl önce
atillalkan profil resmi
atillalkan
kızın ürkek ürkek fotografa girmek istemesi :)en güzel sahnesiydi filmin.
report_problem
4 yıldan fazla önce
berrn profil resmi
berrn
aşk için konuşmaya gerek yok demiş ve iki kişiden nasıl bir olunur göstermiş kim ki duk. Aslı ve olmak isteneni inanılmaz güzellikte sunmuş. Sessizlikten doğan mükemmellikle aslında konuşmanın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyor ve ekliyor 'her şeyden önce sevgi' Tümüyle Harikaydı! Müziklerin güzelliğinden dem vurmadan gidemeyeceğim.
report_problem
4 yıldan fazla önce
Biryudumviski profil resmi
Biryudumviski
Kelimelerin, cümlelerin, sayfalarca yazmanın, saatlerce konuşmanın bir anlamı yok bu filmden sonra...
Bakışların, yüreğin, hissetmenin sonsuz gücü var.
report_problem
4 yıldan fazla önce
starch profil resmi
starch
It's hard to tell that the world we live is either a reality or a dream...Çok beğendim.
report_problem
5 yıl önce
Ricky.McFloyd profil resmi
Ricky.McFloyd
Filmin sessizliği bir bana sıkıcı gelmiş galiba :D yani azıcık konuşun artık yahu demeden geçemedim izlerken. Sonu ise etkileyiciydi gerçeklik sınırlarını zorlasa da. Bir de sessizliğin ortasına arada bir dalan arap ablamızın müziği de oldukça güzeldi.
report_problem
5 yıl önce