Çok kötüydü. Yüksel Aksu'nun ilk filmi olsa acemilik der geçerdik belki ama kabul edilemeyecek düzeyde gişeye oynamış, seyirciyi aptal yerine koyan bir film yapması kabul edilebilir değil. Muhtemelen 'entel' ortamlarında onları rahatsız eden 'ülke sorumlarımızı' o kadar tartıştılar ki çıkan sonuç hiç bir derinliği olmayan klişelerle dolu. Açlık orucu, 80 öncesi sağ-sol kavgası, yobazlık ve kapitalizmin neden olduğu küçük işletmelerin yok olması gibi her biri kendi başına büyük, derinlemesine anlatılabilecek konuları birbirinden alakasız, sırf daha çok seyirci çekme amacıyla, aptalın bile anlayabileceği bir dille, dikte ederek anlatması daha önce iyi bir film çekmiş bir yönetmene yakışmamış. Yapılan her işe harcanan emekten dolayı saygı duyarım ancak donanımlı insanların bu kadar çabuk pes edip, ilk fırsatta yaptıkları ucuz ve duygu sömürüsü odaklı filmlerine saygı duyamıyorum. Cem Yılmaz bu işe Nasıl bulaşmış anlamadım.
Söylenecek daha çok şey var ama yazdıkça tekrar bayıyorum filmden.
Söylenecek daha çok şey var ama yazdıkça tekrar bayıyorum filmden.
Öncelikle tartışma götürmeyecek bir gerçek; muhteşem bir sinematografi. Bu filmle ilgili yazmak çok zor. Derler ya anlatılmaz yaşanır. Bu da öyle birsey. Bıraktığı etki muhtemelen kişiden kişiye fark gösteriyordur.
Bendeki etkisi; Binlerce yıldır doğa ve insanoğlu arasındaki savaşı, bir adamın ölümü reddederek, doğada hayatta kalması üzerinden iki buçuk saat içinde o kadar etkili anlatmış ki yönetmen, filmin bir noktasında kişiler, mekanlar anlamını yitiriyor, sadece, o binlerce yıllık savaşı, savaşın kazananını ve hangi koşullarla kazandığını görüyorsun. Çok beğendim. Ama uyarmak isterim, çok geren bir film.
Ghoost bunu beğendi.